Kurumsal iktisat nedir? (Ticari terimler kategorisi)

(Institutional Economics) 1920’lerde Amerika’da ortaya çıkan bir ekonomik düşünce akımı. Avnı akımın günümüzdeki uzantısı Neo-Kurumsal İktisat diye bilinir.

Kurumsal Ekol, Thorstein Veblen’in (1857 -1929) çalışmalarından doğmuştur. Bugünkü Kurumsalalar arasında Kenneth Galbraith, Gunnar Myrdal ve Lowe gibi ünlü yazarlar vardır. Kurumsal İktisat’ın temel görüşlerine göre ekonomik olaylar ve insanın ekonomik davranışları, ait oldukları toplumun sosyal, kültürel, siyasal, kısacası kurumsal yapısından ayrı düşünülemez.

İktisat Bilimi toplum içinde yaşayan insanların ekonomik davranışlarının incelenmesini konu edinmiştir. Bu ise söz konusu bilim dalının, maddeyi inceleyen fiziki bilimlerden farklı kurallara tabi olmasını gerektirir. İnsan davranışları, fiziki olayların aksine, zaman ve mekana göre değişir. Bu bakımdan İktisat’ ta matematik ve ekonometri gibi teknikler ne derece yagm kullanılsa da bu bilim dalının fiziki bir bilim haline gelmesi mümkün değildir. Çoğu kez, iktisadi olaylarla sosyal, tarihi ve siyasal olaylar arasında yakın bir ilişki vardır. Hatta çoğu kez, aynı bir olayın çeşitli sosyal yönleri bulunmaktadır. O bakımdan iktisadi olayların doğru şekilde analizi için İktisatçıların Sosyal Bilim yöntemlerini çok iyi bilmesi gerekir. Bu özelliklerinden ötürü, Kurumsal İktisat bazılarınca "Sosyal Ekonomi" diye adlandırılmıştır. Kurumsalalar bu görüşlerini ileri sürerek yerleşik ekonomi doktrini olan

Neo Klasik İktisat’ı eleştirirler. Onların Neo - Klasik İktisat’tan ayrıldıkları hususları şu şekilde belirletebiliriz :

(a) Ekonominin Sosyal Bilim niteliği : Ekonomik olaylar sosyal olayların bir yönüdür ve bunlar öteki kültürel, tarihi ve siyasal olaylarla iç içedir. Toplumsal olaylar sürekli değişme özelliğine sahiptir. Bu değişme sürecinde ise teknoloji, nüfus artışı, v.s. gibi faktörler önemli rol oynar,

(b) İnsan davranışları: Neo - Klasik İktisatçılar insan davranışları konusunda rasyonellik varsayımında bulunurlar Bu da kişisel çıkarlara dayanır. Kurumsalcılara göre insan davranışları her zaman kişisel çıkarlara bağlı değildir. İnsan, toplumun sosyal ve kültürel değerlerine uygun hareket etmekle de rasyonel davranmış olur,

(c) Ekonomik hayatta çıkar çatışmaları: Neo - Klasik İktisat’ta uyumsuz ve çekişmesiz bir dünya görüşünden hareket edilir. Kişiler ve kurumlar arasında çıkar çatışmaları dikkate alınmaz. Oysa Kurumsalcılara göre, ekonomik ve sosyal düzenin temel özelliği uyum değil, çatışma ve çekişmedir. Çeşitli sosyal gruplar arasında çıkarların elde edilmesi için ikna, çekişme, zorlama ve baskı gibi uygulamalar çok yaygındır,

(d) Devletin rolü : Baskı gruplarının ekonomik hayattaki amacı, sahip oldukları ağırlıkları kullanarak devlet otoritesini kendi yanlarına çekmek ve bunu çıkarları doğrultusunda kullanmaktır. Neo - Klasikler ise devletin bu rolünü ihmal ederler, en azından devletin tarafsız olduğunu kabul ederler,

(e) Gelir dağılımı üzerinde çekişme: İktisatta çatışma ve çekişmenin en yoğun olduğu alan gelir dağılımıdır. Sosyal gruplar, birlik ve kurumlar oluşturarak güçlerini artırmaya ve milli gelirden daha büyük bir pay almaya çalışırlar. Oysa Neo - Klasiklere göre, her faktör marjinal ürününün değerine eşit bir gelir elde eder (Bkz.Euler Teoremi) ve gelir grupları arasında uyumlu bir durum vardır,

(f) Paranın rolü : Neo - Klasikler paranın sahibine sağladığı sosyal güç ve prestij üzerinde durmamışlardır. Oysa Kurumsalcılar parayı bir servet, güç ve otorite kaynağı olarak görürler,

(g) Matematik ve Ekonometrik teknikler: Neo - Klasik paradigmada matematik ve ekonometrik tekniklerin kullanılması büyük bir yaygınlık göstermiştir. Bunun temelinde bir anlamda İktisatı fiziki bir bilim durumuna getirme hedefi yatar.

Kurumsalcılar bu araçları reddetmezler, ancak bunların kullanılışındaki sınırlandırmalara dikkat çekerler. Matematik tekniklerin ancak ölçülebilir faktörleri dikkate aldığını, piyasa-dışı ya da ölçülemeyen etkenlerin model dışı bırakıldığına işaret ederler. Oysa bu gibi, ölçülemedikleri için model dışında bırakılan faktörler olayların açıklanmasında büyük bir etken olabilirler. Sürekli değişen bir sosyal dünyayı matematikle açıklayabilme olanakları çok sınırlıdır. Kurumsal İktisatla Neo - Klasik İktisat arasındaki belli başlı farklılıklar bunlardır. Kurumsal İktisat, "eski kurumsalalar" ve "yeni kurumsalalar" diye ikiye ayrılır.

Veblen’in temsil ettiği eski kurumsalalar Neo Klasik İktisatı tamamen reddederler, fiyat mekanizması ve denge kavramlarına karşıdırlar. Veblen, Marks’m etkisinde fazla kalmış bir yazar olarak tanınır. O’na göre, toplumsal değişmeyi doğuran teknolojik determinizmdir. Yani teknoloji değiştikçe toplumsal yapı ve sosyal kurumlar da değişir. Ekonomik sistem, sermayedarlar ile işçiler arasında sürekli bir çatışmadan ibarettir. Bütün bunlara karşın, Yeni Kurumsalalar Neo - Klasik İktisat’ı kendi sınırlamaları içinde kabul ederler, ancak onun dayandığı Piyasa Mekanizmasının ötesine geçip, bir İktisat paradigması gerçekleştirmeyi hedeflerler.

İlgili olabilecek başlıklar

Kurumsal nedir?
Kurum nedir?

--Reklam--